REFORMUN ÖZÜ (K. BIRKETT) ÜZERİNE

Hristiyanlıkta yeni bir mezhep olarak ortaya çıkan Protestanlığın, tepki olarak doğduğu Katoliklikten farkını dört ana grupta inceleyebiliriz.
Aziz Kültü: Katolik mezhebinde azizler sıradan Hıristiyanlardan daha üstün ve kutsaldırlar. (..........)
Endülzans (Cennetten arsa veya af kâğıdı satımı): Katolik din adamları belli bir ücret karşılığında cennetten arsa tapusu veya günahkâr insanlar için af kâğıdı satıyorlardı. (..........)
Hz. İsa’nın Çarmıha Gerilişi: Katolikler insanların günahkâr doğduklarına inanıyorlardı. (..........)
Üçleme-Teslis İnancı: Katolikler Tanrı’nın var olduğuna ve Hz. İsa’nın babasız doğduğuna ve kutsal Ruh Cebrail’in de kutsayıcı olduğuna inanıyorlardı. (..........)

LİDERLİK ÜZERİNE BİR ANALİZ

Siyasette en önemli rolü oynayan faktör liderler olduğu için, liderler üzerine bir analiz yapılması gerekir. Burada yapılacak olan analiz belki bugüne kadar yapılmamış olabilir ya da yapılmıştır da ben bilmiyorumdur. Bu önemli değil aslında, bütün buradakileri tamamen kendi düşünsel birikimim, bilgi birikimim ve gözlemlerimle oluşturdum.
 
Bugüne kadar dünya üzerinde gelmiş ve gelecek olan bütün liderleri bir çalışmada toplamak için 0’dan başlayıp 10’a kadar devam eden bir sayı doğrusundaki ondalık rakamlar da dâhil olmak üzere gösterecek olursak, sayıların belirteceği liderlik özellikleri şöyle olabilir: (..........)
                                                                        (....................)
Şimdi de hangi gruba hangi özellikteki liderlerin girebileceği üzerinde duralım. Burada da temel iki ana grup oluşturdum. Biri “Amele Lider” diğeri ise “Hovarda Lider”. Bu kullandığım terimlerin gerçek anlamlarıyla bir alâkası yoktur. Sadece bir zıtlık oluşturması için böyle adlandırdım. Aslında bakılıp iyice düşünülürse kişilerin yaptığı işlerin, terimlerin nitelediği anlamları soyut olarak içerdiği gözükmektedir. Şimdi bu terimleri açıklayalım. (..........)

LİDER SEÇMEK

İnsan toplulukları hayatlarını devam ettirebilmek için gruplaşıp devletleşme sürecine gitmişlerdir. Sahip oldukları topraklar ya değerlidir ya da değersizdir. Değerli olan topraklar üzerinde olan devletler güçlenmeye meyillidir. Ancak önemli olan devleti kontrol edebilecek liderdir.
 
Geçmişten günümüze değişen liderlik anlayışı ile yönetim biçimleri ve sistemleri de değişmektedir. Eskiden soylu veya güçlü ailenin liderliğinde topluluk oluşturan insanlar, şimdilerde liderlerini seçimle belirler olmuşlardır. (..........)

HURDACI

ÜDS’ye kayıt yaptırmaya giderken geçtiğim sokakların birinde bir hurdacı, hurda arabasına iki tane eski masa üstü bilgisayar koyuyordu.
 
Bu kimileri için ülkenin gelişmişlik sembolü olabilecek derecede bir örnek sayılabilir. (..........)

KÂĞIT MENDİLCİ

Bugün akşama doğru vapurla karşıdan kaşıya geçerken, vapurda 13–14 yaşlarında bir çocuğun elindeki kâğıt mendilleri satmak için uğraştığını gördüm.
 
Çocuk, “Yardım için lütfen mendillerden bir tane satın alır mısınız?” diyordu. Şık giyimli bir bayan da çocuğu yanına çağırıp, “Niçin çalışıp babanın seni sömürmesine izin veriyorsun?” diye karşılık verdi. (..........)

EVRİM TARTIŞMASI

Günümüzde bilim insanları tarafından konuşulan önemli bir konu da insanın yaratılışının veya ortaya çıkışının nasıl olduğudur.
 
Bir kısmı insanın ve canlıların ve bütün kâinatın Allah Teâlâ tarafından yaratıldığını kabul etmektedir. Bir kısmı ise kâinatın rastgele oluştuğu, cansız ve canlıların evrim geçirerek oluştuğunu savunmaktadır.
 
İlk önce evrimcilerin savunduklarına ve evrim teorisine bakalım. (..........)

ŞEHİRLEŞME DÜZENİ ÜZERİNE

Bir ülkenin gelişmişliği şehirlerin düzeniyle doğru orantılıdır. Şehirleri ne kadar düzenli ise bir ülke o kadar gelişmiş ve gelişmeye açık demektir. İnsanlığın gelişim sürecine baktığımızda şehirleşme önemli yer tutar. İnsanlar yerleşik hayata geçmeye başladıklarından beri teknolojileri, kurdukları şehirlere göre gelişim göstermiştir. Şehirlerin düzenleri arttıkça insanların da medeniyetleri ve çağdaşlıkları artar. (..........)

YAŞADIĞIN YER

Yaşadığın yere bir bak. Her gün gezdiğin, dolaştığın, hayatını sürdürdüğün, zamanını geçirdiğin yere bak. Ne görüyorsun? Gördüklerini hiç düşündün mü? Acaba bu neden burada diye hiç düşündün mü? Düşünmediysen yarın yürüdüğün çevreye dikkat et! Bak ve düşün!
Cisimler neden şimdiki bulundukları yerde? Onları oraya kim koydu veya yerleştirdi? Yerleştirirken yarın ne olacak diye yerleştiren hiç düşündü mü? Peki siz gördüğünüz cisimlerin yarın nasıl olacağını hiç düşündünüz mü? (..........)

BİNA YAPMAK MI, MEDENİYET KURMAK MI?

Ülkemizde meydana gelen son depremde yine binaların sağlamlığı gündeme geldi. Belli bir oranda binaların olası depremlere dayanamayacağı vurgulandı. Çözüm önerisi ise çürük binaların yıkılarak yerine yenilerinin yapılması oldu.
 
Peki, yapılacak binalar bizim hayatımıza ne katacak? Eski ve şimdiki aksak düzeni değiştirebilecek mi? Binalar hangi düşünce sistemine göre yapılacak? (..........)

EMPATİ–1

İç dünyasından dış dünyaya yeni yeni adım atmaya başlamış köklü bir ailenin bir bireyinin kendi çabaları ile bir yerlere gelmek istemesi için yaptığı çalışmalardaki ruh halini ve baba ile oğul aralarındaki konuşmayı dile getireceğiz. Genç, hayata başlamak için birkaç adım atmış ancak kendi çabasıyla bir şeyler başaramamış, hep ailesinin namı ile işlerini bitirmiş. Babası şimdi onunla alay ediyor. Bakalım nasıl ediyor: (..........)

EMPATİ–2

Ailesinin gücüne ve parasına güvenerek her istediğini yapabileceğini zanneden bir gencin ve oğlunun gidişatını beğenmeyen ve düzeltmesini isteyen bir babanın aralarında geçen konuşmayı dile getireceğiz. Genç her türlü haltı yemiş ve her seferinde babası onu parasıyla kurtarmıştır. Ancak son yaptığı işler babasının bile sabrını taşırmış ve oğlu ile konuşmaya karar vermiştir. (..........)

VAN GÖLÜ MÜ? VAN DENİZİ Mİ?

Liderler arasında gündemde olan tartışmalardan biri de Van gölü mü yoksa Van denizi mi tartışması, bizim içinse asıl mesele her zamanki gibi bu tartışmanın ortaya çıkmasındaki etkenleri incelemek.
 
İlk önce günlük yaşamdan bir örnekle başlamamız lâzım. Çünkü çıkan kelimelerin nerden kaynaklandığını öğrenmek gerekir, sonra söylenen sözlerin niçin söylendiğini analiz edeceğiz. (..........)

AKP ve CHP DURUM DEĞERLENDİRMESİ

Bugünkü siyasîleri takip ediyorum ve vaatlerini inceliyorum. Ancak benim isteklerimi karşılayacak hiçbir parti bulamıyorum. Acaba bu seçimlerde hangi partiye oy atmak lâzım? İsteklerimizi net olarak karşılayabilecek vaatleri olan bir parti olmadığında hangi partiye oy atmamız gerekir ki bizim için ve ülke için en iyi partiyi nasıl seçebilelim?
 
Şimdiye kadar basına yansıyıp bana ulaşan AKP ve CHP seçim vaatlerinin bir kısmını değerlendirelim. (..........)

CAMİ RESTORASYONU HAKKINDA

Cumaları çoğunlukla gittiğim Yavuz Sultan Selim Camii’ne yine gittim bugün. Yakınlarda restorasyonu bitti ve ibadete açıldı. Tarihi mimari eserlere özel ilgim olduğundan yapılan işleri inceledim ve nelerin değiştiğine, hangi bozuklukların onarıldığına baktım. (..........)

YGS 2011

Sınavın iptal edilmesi ve 2. sınavın tek bir sınavmış gibi kabul edilerek üniversitelere öğrenci alınması önerisi sunuluyor ancak dikkat edilmeyen veya bilinmeyen bir konu var: 2 yıllık meslek yüksek okullarının ve açık öğretim fakültelerinin 1. sınav sonuçlarına göre öğrenci aldığı. Sadece bu sınavla öğrenci alan üniversitelerin bu yıl boş kalacağı anlamına gelir bu sınavın iptal edilmesi ve sadece 2. sınava göre öğrenci alınması. Çünkü bu grupta yer alan öğrencilerin 2. sınavı tam başarı ile yapabilecek bilgileri yok. Çünkü lisede 2. sınav sorularını çözdürebilecek eğitim verilmemiş kendilerine. (..........)

O HARİTA

Haber internet sitelerinde çıkan sözde Kürdistan haritasına biraz değinelim. Bu değinmemiz haberin doğru olup olmadığı veya haritanın kim tarafından yapıldığı üzerine değildir. İllaki birisi haritayı yapmıştır ancak bizim için kimin yaptığı önemli değildir şimdilik. Bu haritayı yapan dünya üzerinde kamuoyu oluşturma peşindedir. Biz bu harita da çizilen sınırların neden böyle olduğunu inceleyeceğiz. (..........)

EĞİTİM SİSTEMİ

Son günlerde haberlerde üniversiteye giriş şeklinin veya sınavının nasıl olması gerektiği sorgulanmaktadır. Sorgulanan üniversite giriş sınavı olmamalı, eğitim sistemi olmalıdır. Bugün bu eğitim sisteminde uygulanan üniversite giriş sınavı bu sistem için uygun olan en iyi yöntemdir. Ancak artan nüfusa cevap verememeye başlamıştır. Bu da gösteriyor ki bu sistem bu ülke için uygun bir sistem değildir. Onun için yeni bir sistem kurarak sorunu çözmemiz gerekir. (..........)

DİNDAR GENÇLİK Mİ, ÇAĞDAŞ GENÇLİK Mİ?

Son günlerde liderlerin üzerinde durduğu ve yorumcuların gündeme getirdiği bir konu var. Dindar gençlik mi, çağdaş gençlik mi? Şimdi bu durumu inceleyeceğiz. (..........)

20 YILDA 2000 YILLIK GELECEK

Son günlerde seçim yaklaştıkça geçen seçimlere göre proje ile oy kapma yarışına girdi siyasi partiler. Kimisi halkın sıradan günlük sorunlarını çözecek projeler sunarken kimisi de çılgın projeler diye nitelendirilen projeler dile getirmektedir. Dikkat edilip incelenirse bu öne sürülen projelerin etki sahasının az olduğu ve insanların yaşantısında önemli bir değişiklik yapmadığı görülebilir. Yapılan açıklamalara da bakılırsa açıklanan bu projelerin alelacele yapıldığı ve her durumda nasıl davranılacak (risk yönetimi) sorusuna yanıt veremediği, liderlerin karşı projeleri anlamsızlaştırabildiğini görebiliyoruz. Demek oluyor ki bu projeler bu ülke insanı için bir anlam ifade etmemekte olup, ülkeyi daha ileri bir seviyeye taşıyacak nitelikte değildir.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                               (....................)
Kısaca bu projelerin bize kazandıracağı şunlardır:
 
Bugünkü eğitim sorunları olmayacak, herkes istediği yerde eğitim alıp istediği meslekte gelişip, hayalini kurduğu mesleği yapabilecektir.
 
İşsizlik derdi olmayıp herkesin işi olacak ve herkes yaşamını en üst seviyede sürdüreceği imkânlara sahip olacaktır. Bugünkü fakir zengin durumu ortadan kalkacak, herkes eşit durumda yaşama standardına sahip olacaktır.
 
Bugün karşılaşılan birçok problemlerle karşılaşılmayıp en iyi kalitede yaşama imkânı bulunacaktır. Trafikte bekleme derdi, iş buma stresi, sınav stresi, ev bulma stresi, kirayı ödeyebilecek miyim sıkıntısı, askerliğim nasıl olacak stresi, hasta olursam halim nasıl olacak durumu ve ihtiyarlığın sıkıntılı geçme durumu olmayacaktır.
 
Yapılan sanayileşme ile tüm mamullerin milli olduğu bir üretim sistemine sahip olunacaktır. Ülkede üretilme imkânı bulunmayan ürünün işlevselliğini yapabilecek olan ürün teknoloji ile üretilip dışa bağımlı olunmayacaktır.
 
Gelişen teknoloji takip edilip her zaman en yeni sistemler bu ülkede üretilip dünyaya ihraç edilecektir.

 
Dahası “Türk Devlet Kuramı” kitabımda yazılacaktır.

© Dursun SARAL, 2012 * Tüm hakları saklıdır.