Muîneddin Süleyman Pervâne, Sâhib Ata’nın Abaga Han tarafından affedilmesini ve göreve iade edilmesini hazmedemedi. Kendisinin giderek gözden düştüğünü hissediyor, yeniden ülkenin tek hâkiminin kendisi olduğunu hatırlatmak istiyordu. Anadolu’daki Moğolları bertaraf etmek için adımlarını daha belirgin atıyor ve Sultan Baybars ile ilişkilerini geliştiriyor ve onu her fırsatta Moğollara karşı bir savaşa teşvik ediyordu. Sultan Baybars ise […]
Etiket: Ertuğrul Gazi
# Sâhib Fahreddin Ali’nin kurtuluşu
1274 yılında adalet yerini buluyordu. Sâhib Fahreddin Ali’nin küçük oğlunun üç yıllık uğraşı sonuç verdi. Abaga Han, Sâhib Ata’yı huzuruna getirip yargıladıktan sonra affetti ve Selçuklu vezirlik makamına yeniden atadı. Fahreddin Ali samimiyeti ve Toku Noyan’ın aracılığı ile vezirlik makamını tekrar kazandığı gibi oğullarına da Karahisâr, Denizli (Lâdik) ve Honas sü-başılıklarını temin etti. Sâhib Ata […]
# Mevlânâ Celâleddîn Rumî
Mevlânâ Celâleddîn Rumî ebediyete intikal ettiği için Konya ağlıyordu. 17 Aralık Pazar günü Hakk’ın rahmetine kavuşan Mevlânâ’nın cenaze namazını vasiyeti üzerine Sadreddin Konevî kıldıracaktı. Ancak Sadreddin Konevî çok sevdiği Mevlânâ’yı kaybetmeye dayanamayıp cenazede bayıldığı için cenaze namazını Kadı Sıraceddin kıldırdı. Mevlânâ ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyor, O öldüğü zaman sevdiğine yani Allah’ına […]
# Muîneddin Pervâne’nin Sultan Baybars ile gizlice mektuplaşması
1273 yılına gelindiğinde Muîneddin Süleyman Pervâne Moğolların artan isteklerinden ve ağır vergi yükünden bıkmış halde devletin Moğol baskısı altından kurtulması için çareler arıyordu. Memlûk Sultanı Baybars ile gizliden gizliye mektuplaşıyor, onu Anadolu’ya davet ediyordu. Moğollara pek güvenemeyen Muîneddin Pervâne, Anadolu halkının Moğollara karşı âdeta kendilerini bir kurtarıcı olarak gördükleri Sultan Baybars’a bir elçi heyeti gönderip, […]
# Hacı Bektâş-ı Velî
1271 yılında, sonradan Hacı Bektâş-ı Velî namıyla şöhret bulacak Hacı Bektaş, yetiştirdiği müritlerini Anadolu’ya ve Balkanlara gönderdikten sonra vefat etti. Cenazesi dokuz yıldır yanında bulunan merhum Ahi Evran’ın eşi Fatma Bacı önderliğinde defnedildi. 1209 yılında Nişabur’da doğmuş olan Hacı Bektaş, Lokman Perende’nin himayesinde ve Yesevilik öğretisinin etkin olduğu bir ortamda yetişmişti. Yesevîlik ile Kalenderîliğin karışımından […]
# Yağız bir delikanlı: Osman
Osman hem Şeyh Edebâli’nin bilgeliği hem de Alplerin cesaretlerini alarak on dokuz yaşında bileği bükülmez yağız bir delikanlı oldu. Ertuğrul Bey seksen yaşına vardığından Kayıhânoğulları’nın her ihtiyacına eskisi gibi yetişemiyordu. Göç işlerini elli dört yaşındaki büyük oğlu Gündüz ve ticaret işlerini de elli bir yaşındaki ortanca oğlu Saru Yatı Savcı sekiz yıldan beri yürütüyordu. Ertuğrul […]
# Anadolu’da huzurun sağlanması
1271 yılına gelindiğinde Moğollara ağır vergiler ödemek suretiyle Anadolu’da huzur sağlanmıştı. Muîneddin Süleyman Pervâne, devletin yüksek yönetim makamlarına kendi yakınlarını atadığı için, bu devirde de eski yetki ve kudretini korumaktaydı. Bununla birlikte, kendi adamı olmasına rağmen kendine yakın hissetmediği ve rakip gördüğü Selçuklu vezirlerinden Sâhib Fahreddin Ali’yi, vaktiyle Kırım’da bulunduğu sırada, kendisinin görevlendirmesine rağmen, II. […]
# Ertuğrul Bey’in Kayı Han Oğulları’nı barış içinde yaşatması
Söğüt-Domaniç arasında yaşamlarını sürdüren Kayıhânoğulları, Ertuğrul Bey yönetiminde Anadolu’daki Moğol baskılarına maruz kalmadan yaşıyorlardı. Moğollara verilmesi gereken vergiyi her yıl vaktinde ödeyen Ertuğrul Bey, Selçuklu taht kavgalarının dışında kalarak kim sultan olursa ona tabi olma siyaseti izliyor, Kayıhânoğulları’nın sahip olduğu hakları koruyup, halkını huzur içinde yaşatıyordu. On beş yaşına basan Osman ise Şeyh Edebâli’nin yanında […]
# Selçuklu tahtının hâkimi: Muîneddin Pervâne
Muîneddin Pervâne Sinop’un fethinden sonra Sultan IV. Rükneddin Kılıç Arslan’dan şehrin mülk olarak kendine verilmesini istedi. Fakat Kılıç Arslan hiçbir padişahın bir şehri kimseye bağışlayamayacağını, Pervâne’nin gittikçe atalarının devletini kendi elinden aldığını, saltanatının artık hükümsüz kaldığını söyledi. Ancak, Sultanın elinden gelen bir şey yoktu. Moğollara dayanarak devleti ele geçiren Muîneddin Pervâne’ye istemeye istemeye Sinop’u temlik […]
# Muîneddin Pervâne’nin Sinop’u fethi
1266 yılında gerekli izinleri alıp askeri hazırlıkları yapan Muîneddin Pervâne Sinop’u karadan ve denizden muhasara etti. Zorlu geçen çarpışmalar esnasında Tâceddin Kılıç’ın Rum valisini öldürmesiyle şehri savunanlar, savaşı kazanamayacaklarını anlayıp teslim oldular. Muîneddin Pervâne, savaşmaları için Tokat civarından beraberinde getirdiği Çepni Türkmenlerine, başarılarından dolayı, Sinop-Ordu arasını yurt edinmeleri için izin verdi. Muîneddin Pervâne Sinop’u fethederek […]